Ruha TV, Ceylanpınar’da Sınır Hayatını Mercek Altına Aldı
Ruha TV ekibi Ceylanpınar sokaklarında vatandaşların nabzını tuttu. Suriye sınırındaki ilçede, sınırda yaşamanın günlük hayata etkileri vatandaşlara soruldu.

Güvenlikten ekonomiye, psikolojiden sosyal yaşama kadar pek çok başlıkta farklı görüşler dile getirildi.
“Sınır İlçesi Olmak Hayatı Olumsuz Etkiliyor”
Vatandaşlar, Ceylanpınar’ın sınır ilçesi olmasının gündelik yaşamı olumsuz etkilediğini ifade ediyor. İlçenin sınır bölgesi olarak anılmasının zaman zaman “riskli bölge” algısı yarattığı, bunun hem burada yaşayanları hem de dışarıdan gelen kamu çalışanlarını psikolojik olarak etkilediği belirtiliyor. Bu durumun aile bireyleri üzerinde de olumsuz yansımaları olduğu dile getiriliyor.
Savaşın Etkileri Hâlâ Hafızalarda
Vatandaşlar, geçmiş yıllarda yaşanan çatışmalar ve savaş ortamı nedeniyle ilçenin ciddi şekilde etkilendiğini söylüyor. Mermi sesleri, sınırdan gelen tehditler ve yaşanan göç dalgasının uzun süre endişe yarattığı ifade ediliyor. Bugün ortamın daha sakin olduğu belirtilse de sınırda yaşamanın getirdiği tedirginliğin tamamen sona ermediği vurgulanıyor.

“Askerin Çarşıya Çıkmaması Esnafı Etkiliyor”
Ekonomik sıkıntılar, vatandaşların en çok dile getirdiği konular arasında yer alıyor. İlçede geçimin büyük ölçüde askeri varlık ve sınır hareketliliğine bağlı olduğu, askerlerin çarşıya çıkmamasının esnafı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Alım gücünün düştüğü, iş hacminin daraldığı ve esnafın zor durumda olduğu ifade ediliyor.
Gece Güvenliği ve Sosyal Yapı
Bazı vatandaşlar, gece saatlerinde ciddi bir güvenlik sorunu yaşamadıklarını söylüyor. İlçenin küçük olması ve herkesin birbirini tanımasının bu durumu etkilediği ifade ediliyor. Ceylanpınar’da farklı kültürlerden insanların bir arada yaşadığı, buna rağmen genel olarak huzurlu bir sosyal yapı bulunduğu belirtiliyor. Ancak geçim sıkıntısının bu huzuru zorladığı da dile getiriliyor.
Tampon Bölge Eleştirisi
Vatandaşlar, Ceylanpınar’ın bir tarafının Suriye, diğer tarafının ise TİGEM arazileriyle çevrili olmasının ilçeyi sıkışmış bir alana dönüştürdüğünü söylüyor. Bu durumun hem ticareti hem de gelişimi olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
“Sınır Kapısı Açılırsa Ticaret Canlanır”
Sınır kapısının kapalı olmasının ilçe ekonomisini doğrudan etkilediği belirtiliyor. Vatandaşlar, kapının açılması halinde ticaretin canlanacağını, esnafın rahatlayacağını ve gidiş gelişlerin artacağını ifade ediyor. Savaş sürecinde yaşanan can kayıpları, yaralanmalar ve maddi kayıpların ilçeyi derinden etkilediği de dile getiriliyor.

İşsizlik ve Gelir Sorunu
İlçede iş imkânlarının sınırlı olduğu, TİGEM dışında ciddi bir gelir kaynağının bulunmadığı belirtiliyor. Gençlerin işsiz olduğu, alım gücünün düştüğü ve vatandaşların geçim sıkıntısı yaşadığı ifade ediliyor. Gidiş gelişlerin ve ticaretin artmasının istihdama katkı sağlayacağı görüşü öne çıkıyor.
Güvenlik Algısı ve Konut Sorunu
Bazı vatandaşlar, geçmişte yaşanan çatışmaların fiziksel izlerinin hâlâ durduğunu, araçlarda kurşun izleri bulunduğunu söylüyor. Sınır ilçesi olmanın kiralık konutlara olan talebi azalttığı, güvenlik algısı nedeniyle insanların ilçeye gelmek istemediği ifade ediliyor.
Eğitim ve Kamu Yatırımı Eleştirisi
Vatandaşlar, ilçede eğitim ve kamu yatırımlarının yetersiz olduğunu dile getiriyor. Yükseköğretim kurumlarının bulunmaması ve merkeze uzaklık nedeniyle Ceylanpınar’ın hizmetlerden yeterince faydalanamadığı belirtiliyor. İlçenin sahipsiz bırakıldığı yönünde görüşler öne çıkıyor.
Endişeler Azaldı Ama Tedirginlik Sürüyor
Vatandaşlar, geçmişte savaş nedeniyle daha büyük endişeler yaşandığını, bugün bu kaygıların azaldığını ancak sınırda yaşamanın getirdiği tedirginliğin hâlen devam ettiğini ifade ediyor. Gümrük kapılarının kapalı olmasının yaşamı zorlaştırdığı ve sınırın avantajdan çok yük haline geldiği belirtiliyor.
